• Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Güneş enerjisi santrallerinde yangın risk analizine yönelik bir uygulama

    Murat Göroğlu

    Bu çalışma, güneş enerjisi santrallerinde meydana gelebilecek yangın risklerini analiz ederek bu riskleri minimize etmeye ve güvenlik seviyesini artırmaya yönelik bir yaklaşım sunmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları arasında önemli bir yere sahip olan güneş enerjisi, temiz ve sürdürülebilir yapısıyla giderek yaygınlaşmaktadır. Ancak, güneş enerjisi santrallerinde karşılaşılabilecek yangın riskleri, elektriksel faktörlerden çevresel etkilere kadar geniş bir yelpazede ele alınması gereken karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu bağlamda, çalışmada yangın güvenliğiyle ilgili kapsamlı bir analiz ve çözüm önerileri sunulmuştur. Birinci bölümde, yangının tanımı, gelişim evreleri ve yanıcı maddeler gibi temel kavramlar detaylı bir şekilde açıklanmış, ulusal v ve uluslararası yangın mevzuatı incelenmiştir. Yangın algılama ve söndürme sistemleri, alev ve duman algılama cihazlarından sprinkler ve gazlı söndürme sistemlerine kadar geniş bir kapsamda ele alınmıştır. Bu bölümde ayrıca güneş enerjisi sistemlerinin temel bileşenleri, avantajları ve Türkiye'deki güneş enerjisi potansiyeline dair bilgilerde yer almaktadır. İkinci bölüm, güneş enerjisi santrallerinde yangın riskini etkileyen faktörler üzerinde yoğunlaşmıştır. Elektriksel faktörler, yüksek sıcaklık, bakım ve işletme hataları, çevresel koşullar, malzeme kalitesi ve insan kaynaklı etmenler gibi risk unsurları detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Çalışmada, bu risklerin minimize edilmesi için uluslararası standartların gereklilikleri de vurgulanmıştır. Üçüncü bölümde, güneş enerjisi santrallerinde yangın risk analizi yöntemleri ve uygulama süreçleri ele alınmıştır. Gezi ve gözlem yoluyla toplanan veriler, fotovoltaik paneller, invertörler ve kablolama sistemleri gibi bileşenlerdeki sıcaklık analizleriyle birleştirilerek değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, yangın risklerinin önceliklendirilmesine yönelik bir model oluşturulmuştur. Sonuç ve öneriler bölümünde, güneş enerjisi santrallerinde yangın risklerinin azaltılmasına yönelik somut çözüm önerileri sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Oyunlaştırma yaklaşımlarının fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümü anatomi eğitiminde uygulanması: Anatoedu

    Mustafa Kuş

    Bu çalışma, sağlık bilimleri fakültesinde eğitim gören öğrencilerinde oyunlaştırılmış anatomi dersi uygulamasını değerlendirme amacıyla yapılmış olup tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Çalışmanın hedef grubunu Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi eğitim gören lisans öğrencilerin anatomi dersi alan Fizyoterapi ve Rehabilitasyon öğrencileri oluşturmuştur (n=42). Veriler "Tanıtıcı Özellikler Formu", "Anatomi Bilgi Formu", "Oyun Deneyimi Ölçeği" ile toplanmıştır. Anatomi bilgi testi puanı oyun uygulaması sonrasında anlamlı olarak yükselmiştir. Öğrencilerin oyun deneyim ölçeğindeki alt boyutlardan en yüksek ortalama Keyif Alma (26.74±3.43), Kendini Verme (22.77±5.85) ve Etkileşim (12.00±1.71) alt boyutlarında görülmüştür. Daha önce eğitsel oyun deneyimi olmayan öğrencilerin Kendini Verme alt boyutu ve Oyun deneyim ölçeği toplam puanları, eğitsel oyun deneyimi olan öğrencilere göre anlamlı düzeyde fark saptanmıştır. Sonuç olarak, öğrencilerin oyunlaştırılmış anatomi dersinden keyif aldıkları ve bilgi düzeyini artırmada etkili olduğu bulunmuştur. Bu kapsamda teorik derslerde yenilikçi yöntemlerden biri olan oyunlaştırmanın kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türkçe sağlık sohbet botlarında sbert, claude ve gemini büyük dil modellerinin performans metrikleri üzerinden analitik karşılaştırılması

    Mustafa Salıcı

    Bu çalışmada, büyük dil modellerinin (Large Language Models-LLM) Türkçe sağlık sohbet botlarında uygulanabilirliği incelenmiştir. SBERT, Claude ve Gemini modellerinin sağlık alanındaki chatbot uygulamaları için sunduğu performans karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Türkçe dilinin kendine özgü morfolojik zorlukları dikkate alınarak, bu modellerin bağlam uyumlu yanıt üretme yetenekleri test edilmiştir. Çalışmada, modellerin doğruluk, kesinlik, duyarlılık ve F1 skoru gibi performans metrikleri karşılaştırılmış ve bu metrikler üzerinden çıkarımlar yapılmıştır. Bulgular, büyük dil modellerinin Türkçe sağlık chatbotlarında kullanıcı memnuniyeti ve bilgi doğruluğu açısından güçlü bir potansiyel sunduğunu göstermiştir. Ancak, dilin yapısal özellikleri nedeniyle optimizasyon ve özelleştirme süreçlerinin büyük bir öneme sahip olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, gelecekteki çalışmalar için performansı artıracak yöntemler önerilmiştir. Tez, Türkçe sağlık chatbotlarının geliştirilmesine katkı sağlamayı ve büyük dil modellerinin bu alandaki sınırlılıklarını belirlemeyi amaçlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    İş kazası sıklığının işletme büyüklüğü ölçeğinde değerlendirilmesi

    Onur Balkan

    İşyeri büyüklüğü (İB) arttıkça, kurumsallığın, iş güvenliği yönetim sisteminin, iş güvenliği kültürünün ve performansının gelişmesi; dolayısıyla, iş kazası sıklığının (İKS) azalması beklenir. Bu çalışmada, iller ve ekonomik faaliyetler bazında, Türkiye'nin İKS ve ölümlü İKS (ÖİKS) değerlerinin işyeri büyüklüğüne (İB) göre değişimleri incelendi. Böylece, büyük işyerlerinin İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) bakımından kurumsallıkları değerlendirildi. İstatistiksel analizlerde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Kanunu madde 4-a kapsamında sigortalı çalışanların (hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar) 2013-2023 Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) istatistik yıllıklarındaki verileri kullanıldı. İKS ve ÖİKS'nin İB ile ilişkileri basit regresyon ve korelasyon yöntemleriyle analiz edildi. İKS ve ÖİKS değerleri yüksek olan büyük işyerlerinin bulunduğu iller ve ekonomik faaliyetler sırasıyla Iiks ve Iöiks indeksleri kullanılarak belirlendi. İstatistiksel analizler sonucunda, illerin ve faaliyetlerin İKS-İB ilişkisinin 2013-2023 yılları boyunca (miks > 0), illerin ÖİKS-İB ilişkisinin 2013-2015, 2017-2020 ve 2022-2023 yılları arasında (möiks > 0), faaliyetlerin ÖİKS-İB ilişkisinin ise 2013-2022 yılları boyunca (möiks > 0) doğru orantılı olarak değiştiği tespit edildi. Kısacası, iller ve ekonomik faaliyetler bazında, İB arttıkça, İKS ve ÖİKS değerleri genel olarak arttı. İşyeri tehlike sınıfları bazında, faaliyetlerin İKS-İB ilişkisi 2013-2023 yılları boyunca genellikle doğru orantılı olarak değişti (mat, mt ve mçt > 0, tehlikeli sınıfın 2020 yılı hariç). İB arttıkça, çok tehlikeli sınıftaki faaliyetlerin İKS değerleri en fazla arttı ve bu faaliyetlerin İKS-İB ilişkisi en güçlü oldu. Bu faaliyetlerin ÖİKS-İB ilişkisi ise, 2013-2023 yılları boyunca oldukça değişken olmakla birlikte, bu istikrarsızlık tamamen olumsuz olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla, büyük işyerlerinin İSG bakımından yeterince kurumsallaşmadığı ortaya çıktı. Iiks indeksi en yüksek iller 2013-2015 ve 2018-2022 yıllarında 11-Bilecik, 2016-2017 yıllarında 70-Karaman ve 2023 yılında 77-Yalova olurken, 2013-2023 yılları Iöiks indeksi en yüksek iller oldukça değişkendir. 2023 yılı Iiks indeksi en yüksek ilk beş il sırasıyla 77-Yalova, 11-Bilecik, 45-Manisa, 41-Kocaeli ve 67-Zonguldak oldu. 2013-2023 yılları Iiks indeksi ile 2013-2015 ve 2017-2023 yılları Iöiks indeksi en yüksek faaliyet NACE 05-Kömür ve linyit çıkartılmasıdır. 2023 yılı Iiks indeksi en yüksek ilk beş faaliyet sırasıyla NACE 05-Kömür ve linyit çıkartılması, NACE 30-Diğer ulaşım araçlarının imalatı, NACE 29-Motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı, NACE 51-Hava yolu taşımacılığı ve NACE 24-Ana metal sanayii faaliyetleridir. Sonuç olarak, Türkiye'nin İKS ve ÖİKS değerlerinin düşürülmesi için özellikle yüksek indeksli illerde ve faaliyetlerde ve çok tehlikeli sınıftaki faaliyetlerde bulunan büyük işyerlerinin öncelikle kurumsallaşması gerekir. Bu kurumsallaşma sürecinde, büyük bir işyeri olmanın sağladığı avantajlardan faydalanabilirler. Bu sayede, kurumsal yönetim sistemlerinin bir parçası olan İSG yönetim sistemlerini ve kurumsal kültürlerinin bir parçası olan iş güvenliği kültürlerini geliştirebilirler, İSG performanslarını yükseltebilirler.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Gebelikte emzirmenin prenatal bağlanma ve psikolojik iyi oluş üzerine etkisi

    Emine Gider

    Bu çalışma, gebelikte emzirmenin prenatal bağlanma ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı- ilişki arayıcı nitelikte gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini, 15.11.23-17.06.24 tarihleri arasında Kocaeli Şehir Hastanesi gebe polikliniğinde ayaktan muayene amacıyla başvuran, araştırma kriterlerine uygun ve araştırmaya katılmayı kabul eden toplam 109 emziren gebe kadın oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Demografik Veri Toplama Formu, Prenatal Bağlanma Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics for Windows, sürüm 22.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, ABD) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan gebelerin tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde analizlerinden yararlanılmış, ölçeklerin değerlendirilmesinde ise ortalama ve standart sapma istatistikleri kullanılmıştır. Çalışmada istatistiksel anlamlılık düzeyi, p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmada gebe annelerin psikolojik iyi oluştan toplam puanının-0,602-0,212, Prenatal Bağlanma Ölçeği Toplam puanının ise-0,424-0,816 arasında değiştiği bulunmuştur. Psikolojik iyi oluş ile prenatal bağlanma toplam puanı arasındaki korelasyon katsayısı (r = 0,694), iki değişken arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermektedir iv (p <0,01). Bununla birlikte, toplam gebelik sayısı ile psikolojik iyi oluş (r =-0,328, p <0,01) ve prenatal bağlanma ölçeğinin tüm alt boyutları arasında negatif ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir (p <0,01). Ayrıca, bilinen hastalık varlığı, son gebelikte sorun yaşama durumu, emzirmeye devam ederken bebekte veya annede sağlık sorunu bulunması, önceki gebelikte emzirme deneyimi, gebelikte süresince emzirme danışmanlığı alma, gebelikte emzirme düşüncesi ve tandem emzirme durumu gibi değişkenler açısından psikolojik iyi oluş üzerinde anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p >0,01). Çalışma sonuçlarına göre, örneklem grubundaki kadınların gebelikte emzirme düzeyinin yüksek olduğunu, ancak tandem emzirmeyi planlama düzeyinin düşük kaldığını ortaya koymuştur. Gebelikte emzirmenin prenatal bağlanma ve psikolojik iyi oluş üzerine etkisini inceleyen çalışmaların sınırlı olması nedeniyle, bu alanda daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Özellikle, iki bebeğin de anne sütünden yararlanabilmesi adına sağlık profesyonellerinin topluma ve aileye yönelik destekleyici eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunması ve emzirme sırasında gebe kadınların psikolojik ve fiziksel sağlık durumlarının düzenli olarak izlenmesi gerekmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Basketbol milli takım aday oyuncu havuzunun makine öğrenimi algoritmalarıyla tahmini

    Candide Öztürk

    Bu çalışma, Türkiye Kadın Basketbol Süper Ligi'nde oynayan oyuncular arasında milli takımda yüksek performans sergileyecek oyuncuların sezon veya maç istatistiksel özniteliklerine göre seçimi problemine çözüm sunmasını amaçlamaktadır. Milli takım aday kadroları belirlenirken bütün oyuncuların istatistiksel özniteliklerine göre değerlendirilebilmesi adına bu çalışma önem arz etmektedir. Basketbol istatistiklerinden oluşan veri setine makine öğrenmesinin sınıflandırma algoritmalarından Naive Bayes, Rastgele Orman, Destek Vektör Makineleri, Ekstrem Gradyan Güçlendirme, Karar Ağaçları sınıflandırma algoritmaları uygulanarak en yüksek doğruluk ve F1 Skora sahip modelin oluşturulması sağlanmıştır. Kadın Basketbol Ligi'nde bulunan Türk kadın basketbolcuların sayısı ve milli takıma aday olan oyuncu sayısı arasında bir dengesizlik mevcuttur çünkü çok fazla oyuncu varken aday havuzu daha dar bir grubu temsil eder. Bu çalışmada uygulanan örnekleme algoritmalarıyla bu dengesizlik ve az veri olması problemine çözüm bulunması hedeflenmiştir. Çalışmada öncelikle istatistiksel verilerden oluşan özniteliklere Birincil Bileşen Analizi yapılmış ve bu analiz 4 farklı varyans değeri ile yapılarak özniteliklerin önemli olanları korunmuştur. Sonrasında sınıflandırma yapılmadan önce az ve dengesiz veri setine sahip olması problemleri Sentetik Azınlık Aşırı Örnekleme, Rastgele Aşırı Örnekleme, Borderline SMOTE, Rastgele Alt Örnekleme ve Rastgele Alt Örnekleme %5 + SMOTE örnekleme yöntemleriyle yeniden değerlendirilmiş ve sınıflandırma algoritmaları uygulanarak modelleme yapılmıştır. Bu modellemeler sonucunda Rastgele Aşırı Örnekleme yöntemi ile XGBoost algoritmasının %86 doğruluk ve F1 Skoru ile çalıştığı sonucu elde edilmiştir. 10 katlı çapraz doğrulama sonucu modellerin kararlığı sağlanmıştır. Bu tez çalışmasının sonuçlarının milli takım aday havuzunun belirlenmesi gibi oyuncu seçimine dayalı çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. İleride yapılacak olan çalışmalarda bu modeller yazılım olarak geliştirilerek hem milli takım hem de takımların kadrolarını oluştururken oyuncuların performansını değerlendirmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Sayısal değerlerle tamamen performans odaklı çalışan modellemeler sayesinde oyuncuların bireysel ve birbirleriyle bağlantılı durumlarının değerlendirilmesinin ülke sporuna da katkı sağlayacağı düşülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Veri mahremiyetinin ve istatistiki özelliklerin korunmasında makine öğrenimi ile meta sezgisel yöntemlerin entegrasyonu

    Özgür Sağır

    Bu çalışma, sağlık verileri gibi hassas veri türlerinin gizliliğini koruma konusuna yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Geleneksel yöntemlerin veri analiz doğruluğunu düşürme eğilimi dikkate alınarak, makine öğrenimi ve meta sezgisel yöntemlerin entegrasyonu ile hem veri mahremiyetinin sağlanması hem de istatistiki özelliklerin bozulmadan korunması hedeflenmiştir. Çalışmada, genetik algoritmalar ve diferansiyel mahremiyet mekanizmaları temel alınarak sentetik hasta verileri üzerinde deneyler gerçekleştirilmiştir. Öncelikle, farklı epsilon değerleriyle gizlilik seviyeleri optimize edilmiş, ardından sınıflandırma algoritmaları ile veri analizi yapılmıştır. Ayrıca, Principal Component Analysis (PCA) kullanılarak veri boyutu düşürülmüş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, özellikle Laplace mekanizmasının sürekli ve kategorik verilere etkili bir şekilde gizlilik sağlayabildiğini ve genetik algoritmalarla optimize edilmiş parametrelerin doğruluk ve mahremiyeti dengelemede önemli bir rol oynadığını göstermiştir. XGBoost algoritması, entegre edilen veri setlerinde en yüksek doğruluk skorlarını elde etmiştir. Bu çalışma, literatüre, diferansiyel mahremiyet yöntemlerinin meta sezgisel algoritmalarla birleştirilmesi yoluyla, hassas veri türleri üzerinde daha güvenilir ve etkili analiz yöntemleri geliştirilmesine yönelik önemli katkılar sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kapalı ve kısıtılı alanlarda yapılan çalışmalarda iş sağlığı ve güvenliği stratejileri; mevcut durumun etkili analizi ve iyileştirme yöntemleri

    Ufuk Deniz

    Ülkemizde yasallaşan 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunundan sonra yasal sorumluluklar birçok iş alanında artmıştır. Bu sorumluluklar incelendiğinde temel amaç çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak olduğu gözlemlenmektedir. Çalışanların sağlık ve güvenliklerinin ana temel amacı proaktif yaklaşımlar sergilemektir. Bu durumda proaktif yaklaşımlar sergilemek için en önemli faktör güvenlik kültürünün işveren ve çalışanlar tarafından benimsenmesidir. Bu çalışma kapalı ve kısıtlı alanlarda yapılan çalışmalarla ilgilidir. Kapalı ve kısıtlı alan çalışmaları personellerde hem fiziksel hem de psikolojik risk faktörlerini barındırmaktadır. Bu çalışma kapalı ve kısıtlı alanlarda yapılan çalışmalarda karşılaşılan tehlikeli durumları belirlemek ve bu tehlikeli durumlarla etkili bir şekilde başa çıkabilmeyi hedeflemektedir. Kapalı ve kısıtlı alanlarda yapılan çalışmalarda dikkat edilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliğinin temel başlıkları içerisinde ortam havalandırması, yeterli ortam aydınlatması ve ortamdaki çalışanların sağlıklı iletişim kurabilmesidir. Bütün bunları düşündüğümüzde ilk olarak kaynakta, bu sağlanamıyorsa ortamda, bunu da sağlayamıyorsak kişiye özel önlemler almamız gerekir. Ek olarak çalışma ortamında gerekli iş izinleri alınmalı ve iş izinlerinin gereklilikleri tam olarak sağlanmalıdır. Çalışmalar yetkin kişilerce yapılmalıdır. Bunun yanında ortamda çalışma yapacak kişilere konu hakkında gerekli eğitimlerin verilmesi işveren tarafından sağlanmalı, işe özgü tehlikeler çalışanlara örneklerle anlatılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Çelik konstrüksiyon üretimi yapan bir işletmenin Fine-Kinney yöntemi ile risk analizi

    Kutlu Soner Kayalı

    Bu çalışmada, çelik konstrüksiyon üretimi yapan bir işletmenin potansiyel tehlikelerini ve risklerini sistematik bir biçimde analiz etmek amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak risk analizi süreçleri Fine-Kinney yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; işletmede toplam 74 adet tehlike kaynağının risk önem skorunun 200 puan ve üzerinde olduğu, bu tehlike kaynaklarının "yüksek risk" kategorisinde bulunduğu tespit edilmiştir. Bu tehlike kaynakları detaylı incelendiğinde; 20 adedinin çalışma iskeleleri ile ilgili olduğu, 8 adedinin de elektrikli aletlerin kullanımı ile ilgili olduğu görülmüş, işletmede yüksek tehlike kaynaklarının bu alanlarda yoğunlaştığı kanaatine varılmıştır. Özellikle bu alanlara yönelik düzeltici ve önleyici tedbirlerin uygulanması ile işletmenin tüm tehlike kaynaklarının risk önem skorunun 200 puan ve altına düşürülmesi sağlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Tersane işletmelerinde ISG uygulamalarının işgören sesliliği açısından değerlendirilmesi

    Hakkıcan Yürükoğlu

    Bu çalışma, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) kültürünün iş gören sesliliği üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla nitel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak veri toplanmıştır. Bu yöntem, katılımcıların deneyimlerini ve bakış açılarını detaylı bir şekilde anlamayı hedeflemektedir. Araştırma kapsamında, farklı sektörlerde çalışan 8 İSG uzmanı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, 2 ila 11 yıl arasında değişen deneyim sürelerine sahip olup, inşaat, tersane, gemi inşa gibi çeşitli sektörlerde görev almışlardır. Bu çeşitlilik, İSG uygulamalarının farklı sektörlerde nasıl algılandığını ve uygulandığını anlamamıza olanak tanımaktadır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Form, İSG kültürü, iş gören sesliliği ve bu iki kavramın ilişkisini incelemeye yönelik açık uçlu sorular içermektedir. Görüşmeler yüz yüze veya çevrim içi olarak gerçekleştirilmiş, ses kayıtları alınarak metin haline getirilmiştir. Toplanan veriler, tematik içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bu süreçte, görüşme metinleri kodlanmış, bu kodlar kategorilere ayrılmış ve daha geniş temalar oluşturulmuştur. Kodlar arasında İSG kültürü tanımları, çalışan katılımı, İSG süreçlerinin yönetimi gibi konular yer almıştır. Araştırmanın güvenilirliği ve geçerliliğini sağlamak amacıyla çeşitli stratejiler uygulanmıştır. Kodlama sürecinde bağımsız kodlayıcılar kullanılmış, bulguların doğrulanması için katılımcılardan geri bildirim alınmıştır. İSG kültürü, sağlık ve güvenliğin bir arada yürütülmesi ve tüm çalışanların bu konuda sorumluluk alması olarak tanımlanmıştır. Güçlü bir İSG kültürü, çalışanların sorumluluk bilinciyle hareket etmesini gerektirir. İş gören sesliliği, çalışanların iş süreçlerine yönelik memnuniyetsizlik, endişe ve önerilerini ifade edebilme yeteneği olarak tanımlanmıştır. Çalışanların kendilerini değerli hissetmeleri ve özgüven kazanmaları bu sürecin önemli unsurlarıdır. Güçlü bir İSG kültürü, iş gören sesliliğini artırmakta, çalışanların fikirlerini özgürce ifade etmelerini teşvik etmektedir. Zayıf bir İSG kültürü ise çalışanların sesliliğini olumsuz yönde etkilemekte, iş yerinde sessizlik ve motivasyon eksikliğine yol açmaktadır. Çalışma, İSG kültürünün iş gören sesliliği üzerindeki etkilerini ortaya koyarak, güçlü bir İSG kültürünün çalışan katılımını ve geri bildirim mekanizmalarını nasıl geliştirdiğini göstermektedir. Bu bağlamda, iş güvenliği eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve çalışan odaklı yaklaşımların benimsenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Araştırma, iş yerlerinde İSG kültürünün geliştirilmesinin ve çalışan sesliliğinin artırılmasının önemini vurgulamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    ISO 45001 iş sağlığı ve güvenliği standardının tersane işletmesine uygulanması ve karşılaşılan zorluklar

    Bilser Eyüboğlu

    Bu çalışmada ISO 45001 iş sağlığı ve güvenliği standardının tersane işletmesine uygulanması ve uygulama sürecinde karşılaşılan zorlukları incelemektedir. Tezde hem teorik bir literatür incelemesi yapılmış hem de tersane sektöründe çalışanlar ve iş güvenliği uzmanları ile birlikte gerçekleştirilen saha çalışmalarına yer verilmiştir. Çalışmada, ISO 45001 standartlarının, tersanelerde iş kazalarını önleme, risk yönetimi süreçlerini geliştirme ve çalışanların güvenlik bilincini artırma konularında önemli iyileştirmeler sağladığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, standartların uygulanmasında karşılaşılan en büyük zorluklar, mevcut iş güvenliği kültürünün yetersizliği, çalışanların eğitimi ve standartların günlük işleyişe entegrasyonu sürecinde yaşanan direnç olarak belirlenmiştir. Bu zorluklara rağmen, ISO 45001'in doğru uygulandığında iş güvenliği kültürünü güçlendirdiği ve işletme performansına olumlu katkılar sunduğu gözlemlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Bartın organize sanayi bölgesinde bulunan iki hazır giyim fabrikasında çalışan işçilerin çalışma postürleri ile iş kazası ilişkisi

    Damla Yağcı

    Hazır giyim sektörü ilerleyen teknolojiye rağmen hâlâ yoğun emek gerektiren bir işkoludur. Bu çalışmada amaç; Bartın ilinin organize sanayi bölgesinde bulunan iki hazır giyim fabrikasında çalışan işçilerin çalışma duruşlarının ergonomik açıdan risk seviyelerini tespit etmek ve iş kazalarıyla ilişkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Araştırmaya 127 gönüllü kişi katılım sağlamıştır. Katılımcılara sosyo-demografik anket ve CMDQ ölçeği uygulandı. Katılımcıların %75,6'sı kadın, yaş ortalaması 31,9±9, %67,7'si sigara tüketmekte, iş deneyimi ortalaması 8,17±6,7 , %18,9'u iş kazası geçirmiş, %25,2'si hiç koruyucu önlem kullanmamışlardır. İş kazaları en fazla öğleden sonra (%55,5) ve Ocak-Haziran ayları arasında (%70,8) gerçekleşmiştir. İş kazası geçirenlerin en fazla yaralanma türü %50 dikim bölümünde batma, en fazla yaralanan bölge %95,8 üst ekstremite olduğu görüldü. Katılımcıların toplam CMDQ puan ortalaması 79,5±78,3'tür. İş kazaları ile çalışma postürleri arasında anlamlı bir farklılık görülmedi.(p=0,157) Katılımcılar en fazla lise mezunu olmasına rağmen (%33,3) iş kazaları ortaokul ve ilkokul mezunlarında görüldü. İş kazaları ile eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişki bulundu.(p=0,032) Hazır giyim sektöründe iş kazalarını önlemek amacıyla çalışanlara sürekli ve düzenli olarak eğitimler verilmeli, sigara bıraktırmaya teşvik çalışmaları yapılmalı ve işçilerin kullandığı ekipmanlar ayarlanabilir olmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    İtfaiye teşkilatlarında iş kazalarının araştırılması kocaeli itfaiye örneği

    Recep Yayla

    İtfaiyecilik ulusal ve uluslararası alanda kabul gören saygın mesleklerden bir tanesidir. Bu mesleği yürüten kişilere itfaiyeci denilmektedir. İtfaiyeciler yangınlara müdahale etmelerinin yanı sıra hayat kurtarma, mal kurtarma ve çevre koruma gibi birçok görevi yerine getirmektedirler. Bu görevlerin riskli olmaları nedeniyle iş kazaları ile karşılaşılmakta, can kaybı ve geçici iş görmezlik durumları meydana gelebilmektedir. İş kazasına maruz kalınmaması adına eğitimler düzenlenmekte kişisel koruyucular tedarik dilmekte ve bunlar gibi bir dizi önlemler alınmaktadır. Ancak kazalar bu önlemlere rağmen devam etmektedir. Bu çalışma, itfaiye teşkilatlarında karşılaşılan iş kazalarının incelemesi üzerine yapılmıştır. Bu inceleme Kocaeli Büyükşehir Belediyesi (KBB) İtfaiye Dairesi Başkanlığı özelinde olacaktır. İş kazaları tutanakları incelenerek sonuca varılmaya çalışılacaktır. Birinci bölümde; iş sağlığı ve güvenliği tarihi gelişimi, iş sağlığı ve güvenliği tanımı, risk değerlendirme, güvenlik kültürü, iş sağlığı ve güvenliği kurulları ve eğitimleri üzerinde durulacaktır. İkinci bölümde; İtfaiye teşkilatı yapısı ve çalışma sistemi, Kocaeli İtfaiye yapısı ve çalışma sistemi, itfaiye personel yapısı, itfaiyecilerin görevleri, itfaiyelerde kullanılan kişisel koruyucular, hizmet içi eğitimler irdelenecektir. Üçüncü bölümde; iş kazalarının tanımı, tehlikeli hareket ve durumlar iş kazalarının sebepleri ve bildirimi konularına değinilecektir. Dördüncü bölümde; itfaiyecilik mesleğinde tehlike ve riskler tanımlanarak, ulusal ve uluslararası alanda yaşanan itfaiyeci kazaları irdelenecek, NFPA 1500 özelinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına değinilecektir. Beşinci bölümde; Bulguların sunulduğu kısımdır. Bu kısımda iş kazalarının oluş şekilleri açıklanacaktır. Ayrıca kaza geçiren kişilerin özelliklerine göre istatistiki veriler sunulacaktır. Altıncı bölümde; Sonuç ve değerlendirme bölümü olacaktır. Anahtar Kelimeler: İtfaiye, İş Kazaları, İtfaiye Olayı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kadınların pap smear yaptırma durumu: Umut ve yaşam doyumunun etkisi

    Ayşe Yıldırım

    Bu çalışma, pap smear testi yaptırma durumlarının umut ve yaşam doyumuna etkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı -kesitsel nitelikte yapılmıştır. Çalışmaya Kocaeli Şehir Hastanesi Kadın Doğum Polikliniklerinde bulunan 263 kadın katılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında kadınların sosyodemografik özellikleri ve pap smear alınması ile ilgili toplam 11 adet sorudan oluşan demografik bilgi formu, Yaşam Doyum Ölçeği ve Sürekli Umut Ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler bilgisayarda IBM SPSS İstatistikleri for Windows, sürüm 22.0 (SPSS INC., Chicago, IL, ABD) kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen kadınların tanımlayıcı özelliklerini belirlemek amacıyla analizin frekans ve yüzdesinden, ölçeğin kontrolünde ise ortalama ve standart sapma istatistiklerinden yararlanılmıştır. Çalışma değişkenlerinin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek için Skewness (çarpıklık) ve Kurtosis (basıklık) değerleri incelendi. Çalışmadaki istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 dir. Çalışmaya dahil edilen kadınların %77,2'si (203) pap smear testini bilmektedir. Pap smear testi yaptıranların oranı ise %51,0 (134)'dir. Çalışma sonucunda pap smear testi yaptıran kadınların umut ve yaşam doyum düzeyleri yüksek bulunmuştur. Serviks kanseri tarama testleri konusunda bilgilendirilmenin yaygınlaştırılması ve sürdürülmesi, serviks kanserinden korunmada kullanılan HPV aşısı ile ilgili bilgilendirilmenin yapılması ve Sağlık Bakanlığının HPV aşısını, aşı takvimine eklemesi ve pap smear testi yaptırma oranlarını arttıracak daha fazla çalışmaların yapılması önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Baba adayının kişilik özelliklerinin doğum korkusuna etkisinin değerlendirilmesi

    Mahmut Demirkol

    Bu araştırma, baba adaylarının kişilik özelliklerinin doğumla ilgili korku düzeylerini nasıl etkilediğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini, 20.02.2023-20.05.2023 tarihleri arasında; Doğum sonrası dönemde, Kocaeli Şehir Hastanesi ve Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi'nde eşleriyle birlikte doğuma katılan toplam 398 baba araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada kişisel bilgi formu ile babaların doğum korkusu ölçeği ve beş faktör kişilik özelliği ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada, babaların kişilik özellikleri puan ortalamaları incelenmiş ve bulgular, babaların dışa dönüklük 28.95±4.75, uyumluluk 36.18±4.03, sorumluluk 38.32±3.43 ve açıklık 37.45±4.00 boyutlarında yüksek puanlar aldığını, nevrotizm 17.87±4.14 boyutunda ise daha düşük puanlar aldığını göstermektedir. Bu sonuçlar, babaların sosyal ilişkilerde aktif, başkalarıyla uyumlu, sorumluluk sahibi ve yeniliklere açık olma eğiliminde olduklarını, aynı zamanda duygusal olarak istikrarlı olduklarını ve stresle başa çıkma yeteneklerinin iyi olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca babaların doğum sürecine ilişkin belirgin bir korku yaşadıkları saptanmıştır. Araştırma bulguları, babaların kişilik özelliklerinin doğum korkusu üzerinde önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Sorumluluk kişilik özelliği, doğum korkusu üzerinde negatif yönde güçlü bir etki (r=-0,466, p<0,001) göstermektedir. Sorumluluk düzeyi yüksek olan babaların doğum korkusu düşük bulunmuştur. Nevrotizm kişilik özelliği, doğum korkusu üzerinde pozitif yönde güçlü bir etkiye (r=0,498, p<0,001) sahiptir. Nevrotizm düzeyi yüksek olan babaların doğum korkusu daha yüksek bulunmuştur. Açıklık kişilik özelliği de doğum korkusu üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkiye (r=0,222, p<0,001) sahiptir. Açıklık düzeyi yüksek olan babaların doğum korkusu daha yüksek bulunmuştur. Bu araştırma, baba adaylarının kişilik özelliklerinin, doğumla ilgili korku düzeylerini anlamlı bir şekilde etkilediğini ortaya koymaktadır. Özellikle, yüksek sorumluluk düzeyine sahip babaların doğum korkusunun daha düşük olduğu, buna karşın yüksek nevrotizm ve açıklık düzeyine sahip babaların doğum korkusunun daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu bulgular, doğum öncesi danışmanlık ve destek programlarının, babaların kişilik özelliklerine göre özelleştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    İş sağlığı ve güvenliği kapsamında risk etmeni olan şiddet'in sağlık hizmetlerinde yaşanan beyaz kod vakaları üzerinden değerlendirilmesi.

    Murat Altıntaş

    Yaşantımızda şiddet yayılma eğilimi göstermekte, hem topluda hem de iş hayatında yaygınlaşma eğilimi göstermekte olan şiddet, sağlık hizmeti sektörünü de ciddi bir biçimde etkilemekte olduğunu söyleyebiliriz. Bu kapsamda sağlıkta şiddeti önlemek için, olası planlanan uygulamalar, politikalar, iyileştirmeler ve diğer düzenlemelere katkı sağlayacağı düşündüğümüz bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmamıza ait analiz sonucu veri ve bilgilerin olası şiddet önlenmesi açısından ciddi katkıların olacağının düşünmekteyiz. Bu kapsamda sağlıkta şiddete yönelik Sağlık Bakanlığının uyguladığı ve takip ettiği vakaların özellikle 2017-2022 yıllarında yaşanmış şiddet yaşanan vakalara ait bildirim formunda bulunan bilgilerin veri olarak düzenlenerek çalışma yürütülmüştür. Çalışmamız sonuçları grafiklerde hem oransal hem de sayısal olarak sonuçlar ortaya konulmuştur

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Liman işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları; Kocaeli liman bölgesi örneği

    Şaban Çelik

    Bu çalışmada, limanlarda uygulanan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin liman çalışanları üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Bu amaçla, Sosyo-Demografik Anket Formları kullanılmıştır. Çalışmada, Kocaeli Körfez Bölgesi'nde faaliyet gösteren 36 liman arasında ulusal ve uluslararası alanda büyük talep gören bir limanın iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ayrıntılı olarak incelenmiş ve 300 mavi yaka liman çalışanına sosyo-demografik anketler uygulanarak analiz yapılmıştır. Anket uygulaması, liman yönetiminin izin verdiği gündüz saatlerinde operasyon sahasında aktif olarak çalışan mavi yaka çalışanlara gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler, IBM SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler, araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için kullanılmıştır. Bu analizde, katılımcıların sosyo-demografik profili de dikkate alınmıştır. İstatistiksel veri analizi yöntemleri, elde edilen verilerin analiz edilerek ilişkilerin, eğilimlerin veya farklılıkların belirlenmesine yardımcı olur. Bu şekilde, araştırmanın amacına yönelik anlamlı sonuçlar elde edilir ve katılımcıların sosyo-demografik özellikleri ile araştırma değişkenleri arasındaki ilişki daha iyi anlaşılır. Analize başlamadan önce, çalışma hakkında genel bilgiler verilmiş; çalışmanın konusu, amacı, kapsamı, problemi ve modeli açıklanmıştır. Ayrıca, çalışmanın analiz sonuçları sunulmuş ve yorumlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    İnşaat sektöründe çalışanların iş kazası risklerinin demografik değişkenler açısından incelenmesi

    Furkan Sivri

    Bu çalışmada inşaat sektöründe çalışanların iş kazası risklerinin demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; 2024 yılında Kocaeli'nde kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiş inşaatlarda çalışan 400 kişiye uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında ki kare ve lojistik regresyon analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda; katılımcıların önemli bir çoğunluğunun (%55,5) iş kazası yaşamış olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, yaşın, sigara ve alkol iş kazası geçirme artırdığı, toplam çalışma süresinin, kişisel koruyucu ekipman kullanımının, çalışma saatlerinden ve ortamından memnuniyetin kazası riskini anlamlı şekilde azalttığı saptanmıştır. Eğitim durumu, kronik hastalık durumu, aylık gelir düzeyi, mesleğini isteyerek seçme durumu vb. değişkenlerin ise iş kazası riskinden bağımsız olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: İnşaat Sektörü, İş Kazası, İş Sağlığı ve Güvenliği

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    İşyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği yasal mevzuat eksikliklerinin hızlı ve kolay tespit edilebilmesine yönelik bir uygulama çalışması

    Münire Karaçelik Şemşek

    Bu tez, işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği mevzuat eksikliklerinin hızlı ve kolay bir şekilde tespit edilmesine yönelik bir uygulama çalışmasını konu almaktadır. İş Güvenliği Uzmanları mevzuat eksikliklerini tespit edip bildirirken çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Karşılaştıkları zorlukları hafifletmek ve iş güvenliği mevzuatının etkin bir şekilde yönetilmesini sağlamak amacıyla bir uygulama geliştirilmesi düşünülmüştür. Bu çalışmada, geliştirilen bu uygulamaya ihtiyaç olup olmadığı ve fayda sağlayıp sağlamayacağı araştırılmıştır. Tezin ilk iki bölümü, mevcut literatürün taranması yöntemiyle hazırlanmıştır. Üçüncü bölümde ise nitel araştırma yöntemlerinden odak grup çalışması yapılmış ve katılımcılar uygulamayı kullandıktan sonra anketler doldurmuştur. 8 Pilot kullanıcının doldurmuş olduğu anketlerden elde edilen veriler, yorumlayıcı fenomenoloji yöntemiyle analiz edilerek sonuçlar ortaya konulmuştur. İş Güvenliği Uzmanların bildirim yaparken karşılaştıkları birçok zorluğun olduğunu ve bu zorluklardan birinin de yasal mevzuatın fazla olup takip edilmesinin zor olmasıdır. Bu sorun üzerine geliştirilen uygulamanın, İş Güvenliği Uzmanlarına önemli ölçüde fayda sağlayacağı ve süreçleri hızlandıracağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki mevzuatların daha etkin bir şekilde uygulanmasına katkı sağlayacak yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Yapılan odak grup görüşmeleri sonucu böyle bir uygulamaya ihtiyaç olduğu ve geliştirilen uygulamanın, iş güvenliği uzmanlarının çalışmalarını kolaylaştırarak işyerlerinde daha sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarını oluşturacağı öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Güvenliği Mevzuatı, Mevzuat Eksiklikleri Tespiti, İş Güvenliği Mevzuat Yönetimi, İdari Para Cezaları.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Hemşirelerin iş güvenliği farkındalıkları ile güvenli davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

    Havali Akkaya

    Araştırmada, hemşirelerin iş güvenliği farkındalıkları ile güvenli davranışları arasındaki ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, Burdur Devlet Hastanesi'nde Mayıs 2024 ile Temmuz 2024 tarihleri arasında görev yapmakta olan 359 hemşireden, gönüllülük esasına dayalı veri toplama yöntemi olan anket uygulamasında 242 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler için izin alınmış olup hemşirelerden veri toplamak için de çalışma öncesi kurumdan etik izin alınmıştır. Hemşirelerin sosyo-demografik özelliklerine göre, iş güvenliği farkındalığında; yaş, cinsiyet, kurumda iş sağlığı ve güvenliği biriminin varlığı, iş kazası geçirme durumu değişkenliklerinde, güvenli davranış ölçeğinde ise; öğrenim durumu, kurumda iş sağlığı ve güvenliği biriminin varlığı, iş kazası geçirme durumu değişkenliklerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmada hemşirelerin iş güvenliği farkındalıkları ile güvenli davranışları arasında anlamlı, yüksek düzeyde pozitif bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen verilerden hemşirelerin iş güvenliği farkındalıkları arttıkça güvenli davranışların da arttığı ve böylece yapılan çalışmanın güvenli çalışma ortamlarının gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.