Yazarlar
- Ali Şükrü Cihan(1)
- Alparslan Efe(1)
- Aygül Küçükdoğan(1)
- Ayça Albay(1)
- Ayşe Yıldırım(1)
- Ayşenur Solak(1)
- Bilser Eyüboğlu(1)
- Burak Koyuncu(1)
- Burcu Gültekin(1)
- Buse Nas Terzi(1)
- Canan Karaağaç(1)
- Candide Öztürk(1)
- Damla Yağcı(1)
- Derya Aydın(1)
- Ecem Aydın(1)
- Elif Beyza Aslan(1)
- Elif Can Özger(1)
- Emel Şahin(1)
- Emine Gider(1)
- Emine Serin(1)
- Erhan Emiroğlu(1)
- Furkan Sivri(1)
- Gökhan Tuğrul(1)
- Gökhan Şahin(1)
- Gülten İbiş(1)
- Hakkıcan Yürükoğlu(1)
- Handan Kaya(1)
- Havali Akkaya(1)
- Kutlu Soner Kayalı(1)
- Lütfi Biçer(1)
- Mahmut Demirkol(1)
- Maviş Deniz Sözen(1)
- Mehmet Yıldırım(1)
- Meltem Baykal(1)
- Murat Altıntaş(1)
- Murat Göroğlu(1)
- Mustafa Fındıkgil(1)
- Mustafa Kuş(1)
- Mustafa Menekli(1)
- Mustafa Salıcı(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Liman işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları; Kocaeli liman bölgesi örneği
Şaban Çelik
Bu çalışmada, limanlarda uygulanan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin liman çalışanları üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Bu amaçla, Sosyo-Demografik Anket Formları kullanılmıştır. Çalışmada, Kocaeli Körfez Bölgesi'nde faaliyet gösteren 36 liman arasında ulusal ve uluslararası alanda büyük talep gören bir limanın iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ayrıntılı olarak incelenmiş ve 300 mavi yaka liman çalışanına sosyo-demografik anketler uygulanarak analiz yapılmıştır. Anket uygulaması, liman yönetiminin izin verdiği gündüz saatlerinde operasyon sahasında aktif olarak çalışan mavi yaka çalışanlara gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler, IBM SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler, araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için kullanılmıştır. Bu analizde, katılımcıların sosyo-demografik profili de dikkate alınmıştır. İstatistiksel veri analizi yöntemleri, elde edilen verilerin analiz edilerek ilişkilerin, eğilimlerin veya farklılıkların belirlenmesine yardımcı olur. Bu şekilde, araştırmanın amacına yönelik anlamlı sonuçlar elde edilir ve katılımcıların sosyo-demografik özellikleri ile araştırma değişkenleri arasındaki ilişki daha iyi anlaşılır. Analize başlamadan önce, çalışma hakkında genel bilgiler verilmiş; çalışmanın konusu, amacı, kapsamı, problemi ve modeli açıklanmıştır. Ayrıca, çalışmanın analiz sonuçları sunulmuş ve yorumlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024İnşaat sektöründe çalışanların iş kazası risklerinin demografik değişkenler açısından incelenmesi
Furkan Sivri
Bu çalışmada inşaat sektöründe çalışanların iş kazası risklerinin demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; 2024 yılında Kocaeli'nde kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiş inşaatlarda çalışan 400 kişiye uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında ki kare ve lojistik regresyon analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda; katılımcıların önemli bir çoğunluğunun (%55,5) iş kazası yaşamış olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, yaşın, sigara ve alkol iş kazası geçirme artırdığı, toplam çalışma süresinin, kişisel koruyucu ekipman kullanımının, çalışma saatlerinden ve ortamından memnuniyetin kazası riskini anlamlı şekilde azalttığı saptanmıştır. Eğitim durumu, kronik hastalık durumu, aylık gelir düzeyi, mesleğini isteyerek seçme durumu vb. değişkenlerin ise iş kazası riskinden bağımsız olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: İnşaat Sektörü, İş Kazası, İş Sağlığı ve Güvenliği
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024İşyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği yasal mevzuat eksikliklerinin hızlı ve kolay tespit edilebilmesine yönelik bir uygulama çalışması
Münire Karaçelik Şemşek
Bu tez, işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği mevzuat eksikliklerinin hızlı ve kolay bir şekilde tespit edilmesine yönelik bir uygulama çalışmasını konu almaktadır. İş Güvenliği Uzmanları mevzuat eksikliklerini tespit edip bildirirken çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Karşılaştıkları zorlukları hafifletmek ve iş güvenliği mevzuatının etkin bir şekilde yönetilmesini sağlamak amacıyla bir uygulama geliştirilmesi düşünülmüştür. Bu çalışmada, geliştirilen bu uygulamaya ihtiyaç olup olmadığı ve fayda sağlayıp sağlamayacağı araştırılmıştır. Tezin ilk iki bölümü, mevcut literatürün taranması yöntemiyle hazırlanmıştır. Üçüncü bölümde ise nitel araştırma yöntemlerinden odak grup çalışması yapılmış ve katılımcılar uygulamayı kullandıktan sonra anketler doldurmuştur. 8 Pilot kullanıcının doldurmuş olduğu anketlerden elde edilen veriler, yorumlayıcı fenomenoloji yöntemiyle analiz edilerek sonuçlar ortaya konulmuştur. İş Güvenliği Uzmanların bildirim yaparken karşılaştıkları birçok zorluğun olduğunu ve bu zorluklardan birinin de yasal mevzuatın fazla olup takip edilmesinin zor olmasıdır. Bu sorun üzerine geliştirilen uygulamanın, İş Güvenliği Uzmanlarına önemli ölçüde fayda sağlayacağı ve süreçleri hızlandıracağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki mevzuatların daha etkin bir şekilde uygulanmasına katkı sağlayacak yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Yapılan odak grup görüşmeleri sonucu böyle bir uygulamaya ihtiyaç olduğu ve geliştirilen uygulamanın, iş güvenliği uzmanlarının çalışmalarını kolaylaştırarak işyerlerinde daha sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarını oluşturacağı öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Güvenliği Mevzuatı, Mevzuat Eksiklikleri Tespiti, İş Güvenliği Mevzuat Yönetimi, İdari Para Cezaları.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Hemşirelerin iş güvenliği farkındalıkları ile güvenli davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Havali Akkaya
Araştırmada, hemşirelerin iş güvenliği farkındalıkları ile güvenli davranışları arasındaki ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, Burdur Devlet Hastanesi'nde Mayıs 2024 ile Temmuz 2024 tarihleri arasında görev yapmakta olan 359 hemşireden, gönüllülük esasına dayalı veri toplama yöntemi olan anket uygulamasında 242 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler için izin alınmış olup hemşirelerden veri toplamak için de çalışma öncesi kurumdan etik izin alınmıştır. Hemşirelerin sosyo-demografik özelliklerine göre, iş güvenliği farkındalığında; yaş, cinsiyet, kurumda iş sağlığı ve güvenliği biriminin varlığı, iş kazası geçirme durumu değişkenliklerinde, güvenli davranış ölçeğinde ise; öğrenim durumu, kurumda iş sağlığı ve güvenliği biriminin varlığı, iş kazası geçirme durumu değişkenliklerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmada hemşirelerin iş güvenliği farkındalıkları ile güvenli davranışları arasında anlamlı, yüksek düzeyde pozitif bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen verilerden hemşirelerin iş güvenliği farkındalıkları arttıkça güvenli davranışların da arttığı ve böylece yapılan çalışmanın güvenli çalışma ortamlarının gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Sağlık Bilimleri fakültesinde eğitim gören öğrencilerinde iş güvenliğinin değerlendirilmesi
Mustafa Uysal
Bu çalışma, sağlık bilimleri fakültesinde eğitim gören öğrencilerinde iş güvenliğini değerlendirme amacıyla yapılmış olup tanımlayıcı kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışmanın evrenini "Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi" Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde eğitim gören ve hastane uygulamasına çıkan 276 Hemşirelik ve Fizyoterapi ve Rahabilitasyon öğrencileri oluşturdu. Örneklemi belirlemek için evreni bilinen örneklem yöntemi kullanıldı ve %5 hata payı, %95 güvenirlik ile 161 öğrenci örneklemi oluşturdu. Araştırma da veriler, bireysel özellikler ve iş güvenliği ölçeği ile toplandı. Araştırma verileri, IBM SPSS Statistics for Windows, Version 22.0 (SPSS INC., Chicago, IL, USA) istatistik programı kullanılmıştır. Katılımcı öğrencilerin tanımlayıcı özellikleri frekans ve yüzde analizleri ile ve standart sapma istatistikleri kullanılarak belirlendi. Çalışmamıza 185 öğrenci katıldı. Öğrencilerin yaş ortalaması 22,36±1,60 olup, ortalama 4 dönem hastaneye uygulamalara/staja çıkmaktadır. Öğrencilerin tamamı uygulamalar öncesinde İSG eğitimi almıştır. Hastanede uygulama/staj boyunca iş kazası yaşayanların oranı ise %13,7'dir. İş kazası yaşayanların %8,6 eline enjektör batması, %0,6'sı ampul kırarken yaralanmadır. Öğrencilerin staj/uygulama yaptığı yerde sağlık ve güvenlik işaretlerini 95,7'inin bildiği, meslek hastalıkları hakkında bilgilerinin %91,9'unun olduğu, iş kazası sonucunda ne yapılması gerektiği hakkında %90,3'ünün bilgisi olduğu, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına gereken hassasiyetleri gösterme durumunda %93,5'ünün hassasiyet göstermediği, "6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu"n getirdiği yasal düzenlemeleri %43,2'si bildiği, İSG işaretlerinin (uyarı levhaları) anlamlarını bilme durumunu %90,9 olduğu belirlendi. Tüm öğrencilerin İGÖ'nden aldıkları puan ortalaması 110,77±24'tür. Bölümlere göre İGÖ sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p=0,059). Sonuç olarak, öğrencilerin iş güvenliği farkındalık puanlarının ortalamanın üstünde olduğu bulundu. Fakat iş kazalarının belirlendiği çalışmamızda, iş kazalarını azaltmaya yönelik eğitimlerin düzenlenmesi önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Lenke tip 1 A adolesan idiopatik skolyoz radiografik görüntülemede gövde rotasyon değişiminin torakal kifoz açısına etkisi: Maket model çalışması
Ayça Albay
Bu çalışma Lenke tip 1 A adolesan idiopatik skolyozlu bireylerde sagittal plan analizleri sırasında kullanılan sagittal grafilerdeki ölçümler sırasında, omurga rotasyonundan dolayı anatomik belirleyicilerin yansıması neticesinde gerçek sagittal ölçüm yapılamadığı düşünülmüş ve gövde rotasyonu ile gerçek sagittal grafinin ölçümü planlanarak rotasyonlar ile torakal kifozunun nasıl değiştiğini göstermek ve literatüre öneri sunmak amacıyla yapıldı. Ölçümlerin gerçekleştirilmesi için 3 boyutlu yazıcıdan baskı alınarak oluşturulan omurga maketi kullanıldı. Omurga maketinde Model 1 nötral omurgayı temsil ederken, Model 2, 3, 4, 5' e skolyotik omurga eğriliği ve apikal vertebra rotasyonu verildi. Ölçümlerin gerçekleşmesi için masa üzerine yerleştirilen omurga maketi ve makete sabitlenen telefon ile karşısında 2 tripota ayrı şekilde takılan telefonlar karanlık odaya yerleştirildi. Maketin ve tripotların yerden yükseklikleri ve birbirleri arasındaki mesafeler cm cinsinden ölçülüp sabitlendi. Makete sabitlenen telefondan dijital pusula (Smart Compass, 6.5, Mobile Solution Tech) uygulaması açıldı. 1. tripottaki telefondan ışık tutulup, 2. tripottaki telefondan resimler çekildi. Her modelin resmi antero-posterior ve lateral plandan fotoğraflandı. Makete sabitlenen ve eş zamanlı hareket eden telefondan pusula açılıp, lateral plandaki maket saat yönünde 5, 10, 15 ve saat yönünün tersinde 5, 10, 15 derece döndürülerek elde edilen açıların duvara yansıyan görüntüleri fotoğraflandı. Duvara yansıyan görüntülerde apikal vertebra torakal 8. omur (T8) olarak belirlendi. Her model için 9 fotoğraf elde edildi. Fotoğraflanan modellerin Cobb açıları Surgimap (©2019, Nemaris, Sürüm 2.3.2.1) programıyla ölçüldü. Apikal vertebranın rotasyonları skolyometre ile maket modelin sabitliği ve pozisyonuna dikkat edilerek aynı standartta ölçülüp fotoğraflanmasına özen gösterildi. Lateral planda torakal kifoz 5. sırt omuru ve 12. sırt omuru arasındaki açı (T5-T12) olarak ölçüldü. Kifozun maket rotasyonu ile nasıl bir değişim gösterdiği kayıt altına alınan ölçümlerle rapor edildi. İstatistiksel anlamda daha belirleyici sonuçlar sunmak istediğimiz çalışmamızda verilerin yetersiz kalmasından dolayı tablo ve grafiklerle destekleyip detaylı raporlar sunuldu. Bu çalışmanın raporlarına göre tüm modellerin rotasyonlara göre kifoz açısı ölçüm grafikleri incelendiğinde özellikle cobb açısı arttıkça (Model 3,4, 5) gövde rotasyonları ile elde edilen kifoz açı değişkenliklerinde farklarının arttığı net görüldü. Modellerin saat yönünde (apikal vertebra yönünde) döndürülmesiyle kifoz açılarındaki artışı, sagittal grafilerde hipokifoz olarak tanımlanan skolyozlu bireyde gerçek sagittal grafinin temellerinin oturtulması gerektiğini, vücut rotasyonu söz konusu olduğunda gerçek sagittal grafiden uzaklaşıldığını ve bu nedenle adölesan idiopatik skolyoz hastaları için radyografilerle güvenilir ölçüm yapılması sagittal parametrelerin düzeltilmesine daha fazla önem verilmesi gerektiğini gösterdi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Adölesanlarda dismenore, bilinçli farkındalık ve öfke arasındaki ilişkinin incelenmesi
Burcu Gültekin
Dismenore, üreme çağı döneminde kadınlarda görülen ağrılı menstruasyon olarak tanımlanmaktadır. Dismenore adölesanlarda sık görülen jinekolojik bir sorundur ve yaşam kalitesini düşürmektedir. Bu çalışma; adölesanlarda dismenore, bilinçli farkındalık ve öfke arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Kocaeli ili Körfez ilçesinde bulunan Çamlıtepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde okuyan 247 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; "Tanımlayıcı ve Menstrual Özelliklere Yönelik Soru Formu", "Fonksiyonel ve Emosyonel Dismenore Ölçeği" (FEDÖ), "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" (BİFÖ) ve "Durumluk Öfke Ölçeği" kullanıldı. Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamında IBM SPSS Statistics for Windows, Version 22.0 (SPSS INC. Chicago, IL, USA) istatistik programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Frekans ve yüzde analizlerinden, ölçeğin incelenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırma değişkenlerinin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek üzere Kurtosis (Basıklık) ve Skewness (Çarpıklık) değerleri incelenmiştir. Öğrencilerin tanımlayıcı özelliklerine göre ölçek düzeylerindeki farklılaşmaların incelenmesinde bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova) ve post hoc (Tukey, LSD) analizlerinden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre adölesanlarda dismenore prevalansı %89,5 olarak saptanmıştır. FEDÖ toplam puanı 42,939±12,200; BİFÖ toplam puanı 53,279±13,348 durumluk öfke puanı 23,417±7,719 olarak bulunmuştur. Bilinçli farkındalık toplam ile fonksiyonel ve emosyonel dismenore toplam arasında r=-0,53 negatif orta (p<0,05) düzeyde, durumluk öfke toplam ile fonksiyonel ve emosyonel dismenore toplam arasında r=0,536 pozitif orta (p<0,05), durumluk öfke toplam ile bilinçli farkındalık toplam arasında r=-0,552 negatif orta (p<0,05) düzeyde korelasyon bulunmuştur. Fonksiyonel ve emosyonel dismenore, bilinçli farkındalık ile durumluk öfke arasındaki neden sonuç ilişkisini belirlemek üzere yapılan regresyon analizi anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Dismenore günlük yaşamı fiziksel, sosyal, psikolojik olarak etkileyebilir. Buna bağlı olarak adölesanlarda okul devamsızlıkları artmaktadır. Adölesanlara dismenore ile başa çıkma yöntemleri hakkında eğitimler verilebilir. Bilinçli farkındalık eğitimleri okullarda verilmesi önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Lisede öğrenim gören kız öğrencilerin sağlık algılarının genital hijyen davranışlarıyla ilişkisinin incelenmesi
Özlem Kayğan
Bu çalışma, lisede öğrenim gören kız öğrencilerin sağlık algılarının, genital hijyen davranışları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla tanımlayıcı ilişki arayıcı nitelikte yapılmıştır. Çalışmaya Çamlıtepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde bulunan 254 kız öğrenci dahil edilmiştir. Araştırmada verilerin toplanmasında öğrencilerin kişisel özelliklerini ve genital hijyen uygulamalarını belirlemek amacıyla, araştırmacı tarafından hazırlanan toplam 15 sorudan oluşan veri toplama formu, Sağlık Algısı Ölçeği, Genital Hijyen Davranışları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamında IBM SPSS Statistics for Windows, Version 22.0 (SPSS INC., Chicago, IL, USA) istatistik programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde analizlerinden, ölçeğin incelenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırma değişkenlerinin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek üzere Kurtosis (Basıklık) ve Skewness (Çarpıklık) değerleri incelenmiştir. Araştırmada istatistik anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Sağlık algısı ile genital hijyen davranışları arasındaki neden sonuç ilişkisini belirlemek üzere yapılan regresyon analizi anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Genital hijyen davranışları düzeyindeki toplam değişim %,4 oranında sağlık algısı tarafından açıklanmaktadır. Sağlık algısı genital hijyen davranışları düzeyini arttırmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Sağlık çalışanlarının; iş sağlığı ve güvenliği üzerinde göstermiş olduğu etkileşimin, değerlendirilmesi
Samet Deveci
Sağlık sektörü, çok tehlikeli sınıfta yer alan bir çalışma alanı olduğu için, bu sahada hizmet sunanlar, birçok mesleki risk ve tehlike ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. Sağlık çalışanlarının İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) algılarının seviyesi ve bunun ne derece mesleki davranış biçimi halinde gösterdiklerinin bilinmesi, kurumlarında sağlık ve güvenlik faaliyetleri açısından faydalı olacaktır. Bu alanda çalışanların İSG algı seviyelerini değerlendirilerek, oluşabilecek mesleki problemlerin giderilmesi bu araştırmanın ana hedeflerindendir. Bu çalışmada, iş kazaları ve meslek hastalıklarının zararını azaltarak sağlık sektörünün daha etkin ve verimli çalışabilmesi ve dolayısıyla vatandaşlara yüksek kalitede hizmet sunabilmesini sağlamak amacıyla İSG algılarını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada, Şırnak ili sağlık sektöründe istihdam olan 305 kişiye anket yapılmış olup elde edilen veriler değerlendirmeye alınmıştır.Çalışma sonucunda sağlık çalışanların İSG algılarına ilişkin değerlendirmelerinin yaş, eğitim düzeyi, mesleki deneyim süresi, gelir düzeyi, İSG eğitimi alma durumu, meslek hastalığı geçirme durumu, iş kazası ya da yaralanma geçirme durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği anlaşılmıştır. Yine demografik verilerden cinsiyet durumu, medeni durum, unvan durumu ve çalışma türü durumu açısından anlamlı olarak farklılık göstermediği anlaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Hemşirelerin mesleki yeterlilikleri ile karşılanamayan hemşirelik bakım gereksinimi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Elif Can Özger
Bu araştırma, hemşirelerin hastalarına yönelik karşılayamadığı hemşirelik bakım hizmetleri ile mesleki yeterlilikleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Hemşirelerin hastalarına yönelik kaçırılan hemşirelik bakımı olduğu bilinmektedir. Hemşirelerin mesleki yeterliliği ile olan ilişkisi ve altta yatan nedenleri araştırılmıştır. Araştırma, ilişki arayıcı tanımlayıcı nitelikte tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yataklı birimlerinde çalışmakta olan 530 hemşire oluşturmuştur. Araştırmanın verileri etik kurul izinleri alınarak Nisan-Eylül 2023 tarihleri arasında Hemşirelik Mesleki Yeterlilik Ölçeği ve Karşılanamayan Hemşirelik Bakım Gereksinimi ölçeği kullanılarak Google forms ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde SPSS istatistik programı kullanılmış olup pearson koreleasyon analizi aracılığıyla hesaplanarak istatistik anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. iv Ölçeklerin Alpha değerleri Hemşirelik Mesleki Yeterlilik Ölçeği için 0,936, Karşılanamayan Hemşirelik Bakım Gereksinimi ölçeği birinci bölümü için 0.867 ikinci bölümü için 0.927 olarak bulunmuştur. Araştırmada hemşirelerin mesleki yeterlilikleri ile hastalara yönelik karşılanamayan hemşirelik bakım gereksinimleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Karşılanamayan Hemşirelik Bakım Gereksinimi ile Hemşirelik Mesleki Yeterlik Ölçeği alt boyutlarından Eleştirel Düşünme ve Ekip Çalışması ile Araştırma ve Geliştirme alt boyutları arasında istatistiksel olarak güçlü bir ilişki bulunmuştur (p<0,01). Karşılanamayan Hemşirelik Bakım Gereksinimi ile Hemşirelik Mesleki Yeterlik Ölçeği alt boyutlarından Sağlık/Hasta Eğitimi ve Karşılanamayan Hemşirelik Bakım Gereksinimi ölçeğinin alt boyutu olan İletişim Ekip Çalışması ile Hemşirelik Mesleki Yeterlik Ölçeği alt boyutu Sağlık/Hasta Eğitimi arasında ilişki (p<0,05) bulunmuştur. Sonuç olarak çalışmamızda; Derince Eğitim ve Araştırma hastanesinde çalışan hemşirelerin mesleki yeterlilikleri arttıkça hemşirelerin hastalara yönelik karşılayamadıkları hemşirelik bakım gereksinimi ile aralarında bir ilişki olduğu görülmüştür. Ancak araştırmada kullandığımız "Hemşirelik Mesleki Yeterlik" ölçeği ve "Karşılanamayan Hemşirelik Bakım Hizmetleri" ölçeğinin bir arada kullanıldığı literatür bilgilerinin sınırlı olmasından dolayı hemşirelerin mesleki yeterlilikleri ile karşılanamayan hemşirelik bakım gereksinimini ve nedenlerini araştırmak için farklı gruplarda çalışmanın tekrarlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Yeterlilik, Mesleki Yeterlilik, Karşılanamayan Bakım
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Kadınların estetik ameliyatı olma kararlarında sosyal medyada estetik işlem yaptırma algısı ve beden imajına etkisi
Meltem Baykal
Bu araştırma, sosyal medyanın insanların estetik işlem yaptırma algısını ve beden imajını nasıl etkilediğini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, tanımlayıcı-ilişkisel bir yöntemle tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini özel bir hastane de Plastik Cerrahi ve Kulak Burun Boğaz doktorlarına bir yıl içerisinde başvuran ve estetik ameliyatı olan 283 kadın ve örneklem sayısını 163 kadın oluşturmaktadır. Veriler, Mart 2023 ve Temmuz 2023 tarihleri arasında "Sosyo-Demografik Özellikler Soru Formu", "Sosyal Medyada Estetik İşlem Yaptırma Algısı Ölçeği" ve "Beden Algısı Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen bu veriler, bilgisayar ortamında IBM SPSS Statistics for Windows, Version 22.0 (SPSS INC., Chicago, IL, USA) istatistik programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde katılımcıların tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde analizlerinden, ölçeğin incelenmesinde ortalama ve standart sapma istatistikleri kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım düzeylerini belirlemek için basıklık ve çarpıklık değerleri incelenmiştir. Ölçeklerden elde edilen verilerin arasındaki ilişki pearson korelasyon ve lineer regresyon analizleri ile incelenmiştir. Diğer analizler için bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (anova) ve post hoc (Tukey, LSD) analizleri kullanılmıştır. Araştırmada istatistik anlamlılık düzeyi olarak p<0,05 kabul edilmiştir. Araştırmada Sosyal Medyada Estetik İşlem Yaptırma Algısı Ölçeğin Cronbach's Alpha güvenilirlik katsayısı 0,90 olarak bulunmuştur. Bu çalışmadaki ölçeğin toplam güvenilirlik katsayısı 0,91 olarak bulunmuştur. Beden Algısı Ölçeğinin yapılan güvenirlik analizi sonucunda Cronbach's Alpha katsayısı 0,91 olarak bulunmuştur. Bu çalışmada ki ölçeğin toplam güvenilirlik katsayısı 0,86 olarak bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen verilere göre; sosyal medyada estetik işlem yaptırma algısı ile beden imajı arasında bir neden sonuç ilişkisi olduğu görülmektedir. Kadınların estetik ameliyatı olma kararlarında sosyal medyadaki algıların ve beden imajının önemli bir rol oynadığını, sosyal medya platformlarının, genç ve orta yaş grubundaki kadınlar üzerindeki etkisinin, idealize edilmiş beden algılarına maruz kalarak beden imajları konusunda olumsuz duygular yaşamalarına neden olduğu görülmektedir. Özellikle 25 yaş ve altı katılımcıların oranının %25,2 olması, gençlerin sosyal medyada uzun süre geçirmesi, estetik cerrahi işlemleri ile ilgili sosyal medya hesaplarını takip etmeleri de, bu genç gurubun sosyal medyanın etkisi altında kaldığı sonucunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kadın, Estetik, Estetik Cerrahi, Hemşire, Sosyal Medya, Beden İmajı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Hemşirelerin mesleki gurur ve profesyonel tutumları
Özden Kurt
Mesleki gurur, hemşirelerin mesleki kimliklerinin güçlenmesini, motivasyonlarının artmasını aynı zamanda iş tatmini ve profesyonelliklerinin artmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla kaliteli bakımın sürekliliğini ve mesleği sürdürme isteğinde artışı destekler. Bu çalışmanın amacı, hemşirelerde mesleki gurur düzeyleri ve profesyonel tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışma nicel tanımlayıcı tipte tasarlanmıştır. Çalışmaya Mayıs 2023 – Aralık 2023 tarihleri arasında Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde görev yapan 233 hemşire dâhil edilmiştir. Verilerin toplanmasında, Tanıtıcı Özellikler Soru Formu, Hemşirelerin Mesleki Gurur Ölçeği ve Meslekte Profesyonel Tutum Envanteri kullanılmıştır. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında SPSS 22.0 istatistik programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Değerlendirme yapılırken frekans, yüzde analizlerinden, ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Verilerin normal dağılım düzeyini belirlemek üzere basıklık ve çarpıklık değerleri incelenmiştir. Ölçeklerden elde edilen verilerin arasındaki ilişki pearson korelasyon ve lineer regresyon analizleri ile incelenmiştir. Diğer analizler için bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (anova) ve post hoc (tukey) analizlerinden faydalanılmıştır. Çalışmada istatistiksel anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Hemşirelerin mesleki gurur puan ortalaması 92,3 iv olarak pozitif yönde belirlenmiştir.(27 – 135). Ölçekten alınan puan arttıkça hemşirelerde mesleki gurur düzeyleri de artmaktadır. Ölçeğin çalışmadaki Cronbach's alpha değeri 0,89 olarak belirlenmiştir. Meslekte profesyonel tutum envanteri puan ortalaması 136 olarak hesaplanmıştır. (32 – 160). Envanterin çalışmadaki Cronbach's alpha değeri 0,96 olarak hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda hemşirelerde mesleki gurur arttıkça, profesyonel tutumunda pozitif yönde arttığı tespit edilmiştir. Mesleki gurur ölçeğinin alt boyutları ile profesyonel tutum arasında yapılan regresyon analizi sonucunda öz başarının hemşirelerin profesyonel tutumlarını pozitif yönde arttırdığı belirlenmiştir. Hemşirelerin mesleki gurur ve profesyonel tutum düzeylerini arttırmaya yönelik; bilimsel programlara katılımının teşvik edilmesi, gerekli izinlerin sağlanması, bilimsel araştırma ve yayın yapmak için klinik ve akademisyen hemşirelerin iş birliğinde bulunması önerilmektedir. Hemşireler arasında mentorluk ve mesleki destek programları düzenlenebilir. Bu programlar, deneyimli hemşirelerin yeni mezunlara rehberlik etmesini ve mesleki gelişimlerini desteklemesini sağlayarak mesleki gurur düzeylerini dolayısıyla profesyonelliklerini artırabilir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Profesyonellik, Mesleki Gurur, Tutum, Öz Başarı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Doğal gaz dağıtım sektöründe mobbingin iş sağlığına etkisi
Burak Koyuncu
Bu tezde: İş ve sağlık arasındaki ilişki iki yönlü olup, birbiri arasındaki etkileşim düzeyine mobbingin etkisi ortaya konulacaktır. Mobbing, günümüzde yeni dile getirilmeye başlanmakla birlikte ilk çalışma yaşamının varlığından beri süregelen bir işyeri hastalığıdır. Psikolojik yıldırmanın yoğun ve yıkıcı etkiler yaratması, bu eyleme duyarlılıkla yaklaşma gereğini arttırmaktadır. Mobbing sürecinde işini ve sağlığını kaybeden çalışanlar duygusal, fiziksel ve ekonomik olarak zarar görmektedir. Sosyo-psikoloji ve sosyo-ekonomi çalışmalarına doğrudan etkisi Mobbing çalışmaları, son zamanlarda örgüt psikolojisi ve örgütsel davranış üzerinde çalışanların sıkça araştırdığı ve iş yerlerinde çoğu çalışanın bildiği ve kullandığı bir kavram haline gelmiştir. Yıldırma, bastırma, yok sayma, bezdirme veya psikolojik şiddet olarak ifade edilebilen mobbing, birçok olumsuz sonucu beraberinde getiren bir işyeri kâbusudur. Bu olumsuz sonuçlardan biri de hiç şüphesiz ki çalışanın performansı ile ilgilidir. Potansiyel risk etkenleri olarak statü çatışması, pasif liderlik vb. etmenlere bağlı yönetilemeyen zaman, yorgunluk, özgüven eksikliği gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu araştırmada, işyerinde çalışanlara karşı mobbing olup olmadığı ve var olan mobbingin iş sağlığına etkisi ortaya konulmak istenmiştir. Araştırmanın konusu, Doğal Gaz Dağıtım Şirketleri personellerinin mobbing uygulamasına maruz kalıp kalmadıklarını ve iş sağlığına etkilerini belirlemektir. Araştırma Doğal Gaz Dağıtım Şirketi personellerinden; 50 kadın, 50 erkek olmak üzere 100 personele anket uygulanacaktır. Anahtar Kelimeler: Mobbing, Stres, Özel Sektör, Doğal Gaz Dağıtım.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Biyolojik risk etmenleri (bakteriler)
Ecem Aydın
Hayatımızın önemli bir bölümünü geçirdiğimiz çalışma ortamında fiziksel ve kimyasal riskler için mesleki maruziyet sınırları belirlenirken, biyolojik riskler için sınır değerlerden bahsetmek mümkün değildir. Biyolojik riskler genel olarak insan vücuduna girdiğinde çoğalmaya devam etmesi, üretilmesi ve çoğaltılması için genellikle besi yerlerine ihtiyaç duyar. Biyolojik risklerle ilişkili başlıca endişe alanları, farklı fizikokimyasal özelliklerde farklı davranışlar sergileme ve zaman içinde kişinin kendi özelliklerini değiştirme (örneğin, bir Covid-19 mutasyonu) ve çok az faktörle hızlı hastalık potansiyeli üretme yeteneğidir (Alıcı ve ark, 2020). Bu çalışmanın amacı, iş hayatında karşılaşılabilecek biyolojik risk faktörlerinin önemi vurgulanmak istenirken, bu biyolojik risk etmenlerinden bakterilerin sıkça rastlanan türlerinin epidemiyolojisi, mikrobiyolojisi, patogenezi, tanı ve tedavi yöntemleri ile korunma koşulları ayrıntılı olarak incelenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin çalışanlardaki iş sağlığı ve güvenliği farkındalığı etkisinin incelenmesi; bir su ürünleri tesisinde araştırma
Timur Güneysulu
Geçmiş zamanlardan bu güne kadar iş sağlığı ve güvenliğiyle alakalı birçok çalışmalar gerçekleştirilmiş, bu çalışmaların temel hedefi iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemektir. Sanayi ve teknolojinin ilerlemesiyle birlikte çalışma şartları ve ortam koşulları değişmiştir. Maalesef, bu değişimler olumsuz ve kötü çalışma koşullarının ortaya çıkmasına neden olmuş ve iş kazaları ile meslek hastalıklarında önemli bir artış yaşanmıştır. Bu durum, iş yerlerindeki personellerde iş sağlığı ve güvenliği farkındalığının oluşmasını önemli hale getirmiştir. İş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, personellere iş yerinde güvenlik kültürünü benimsetme konusunda önemli bir rol oynamaktadır. Bu eğitimler, personellere. Bu yapılan çalışma, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ön planda bulundurarak personellerin iş sağlığı ve güvenliği farkındalığına etkisi araştırılmıştır. Araştırma su ürünleri işleme sektöründe faaliyet yapan bir fabrikada personel ile yapılmıştır. Bu araştırma, birebir anket yöntemi kullanılarak toplanan verilerin SPSS programıyla analiz edilmesi suretiyle hazırlanmıştır. Araştırmanın sonuçları, İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin çalışanlarda İş sağlığı ve güvenliği farkındalığının oluşturulmasında olumlu bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023İş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyet gösteren derneklerin işlevselliği
Mutlu Baykal
Çalışma hayatında İSG özellikle sanayileşme devrimi sonrası daha fazla önem kazanmıştır. Teknolojinin gelişmesi, yeni makine ve aletlerin kullanılmasıyla birlikte iş yerinde yaşanan kazalarda da artış görülmesi nedeniyle devletlerin bu konuda yeni önlemler alması gerekliliği doğmuştur. Bu araştırmanın amacı belirlenen iş sağlığı güvenliği derneklerinin işlevselliğini incelemek, İSG'nin sağlanmasına yönelik yapılan çalışmaların yansımalarını irdelemek, dernek ve yöneticilerin görüşleriyle işlevselliğin iyileştirilmesi için gerekli unsurları ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi olan tarama modeli kullanılmıştır. Bağımsız bir evren ve bu evrenden seçilmiş bağımsız bir örneklem içermektedir. Çalışma grubu, 2023 yılında aktif olarak faaliyetlerine devam eden 12 farklı ildeki İSG derneğidir. Araştırmanın verileri katılımcılardan toplanan açık uçlu cevaplar ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile elde edilmiştir. Araştırmanın verileri içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgu ve sonuçlar doğrultusunda derneklerin demografik özellikleri, iletişim ve problem çözme becerileri, İSG faaliyetlerine verilen destek, fikirlere açık olma, kararlarda görüş alma gibi özelliklerin önemli olduğu görülmüştür. Derneklerin sürekliliğinin sağlanması için somut adımların yönetmelikler çerçevesinde atılması, alt birimlerle iletişimlerinin güçlendirmeleri gerektiği düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Mutfak çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğini etkileyen risk etmenlerinin değerlendirilmesi
Oğuzhan Çakmak
Bu tezde mutfak çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğini etkileyen risk etmenleri incelenmiştir. Söz konusu araştırma yapılırken literatür taraması kullanılmıştır. Sonuç olarak mutfak çalışanlarının da birçok tehlike ve riske maruz kaldığı, iş kazası ve meslek hastalıkları sebebiyle sağlıklarının bozulduğu ve hayatlarını kaybettikleri gerçeği ortaya konmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Biyolojik risk etmenlerinden parazitler
Mustafa Fındıkgil
İş kazası ve meslek hastalıkları Sanayi Devrimi ile gündeme gelmiş, sanayileşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte iş kazaları ve meslek hastalıklarının önemi de artmaya devam etmiştir. Yapılan tüm düzenlemelere rağmen konu hala önemini sürdürmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) istatistiklerine göre her gün ortalama bir milyon çalışan iş kazası geçirmektedir. Beş bin beş yüz işçi iş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmektedir. İş kazası ve meslek hastalıklarının gerçekleşme sebebi işyerlerinde yeteri kadar ve gerekli sağlık ve emniyet önlemlerinin alınmamasından kaynaklanmaktadır. Önlem alınmayışı ise hem çalışanların sağlık ve hayatlarını tehdit etmekte hem de ülke ekonomisine ve işletmelere büyük maddi kayıplar yaşatmaktadır. Bu sebeple işyerlerinde İSG önlemlerinin alınmasıyla önemli kazanımlar elde edileceği aşikardır. İş sağlığı ve güvenliğinde amaç çalışanların, işletme ve üretimin korunmasıdır. İlk insanın üretime başlamasından itibaren var olan bir konu olmasına ve tarihçesi eski çağlara dayanmasına rağmen konu ile ilgili kanun ve yönetmelikler Türkiye'de ancak 2012 senesinde çıkarılabilmiştir. Oldukça karmaşık yapıya sahip olan sağlık işletmeleri ileri teknolojiye sahip olmaları, emek yoğun çalışmaları, çok tehlikeli sınıfta yer almaları ve 7/24 hizmet vermeleri sebebiyle iş güvenliği açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Projede amaçlanan İSG hususunu ve iş hayatında karşılaşılan meslek hastalıkları çalışanların tüm ömrüne etki eder. Çalışma hayatlarının bitmesine veya ciddi, kalıcı sağlık problemlerine sebebiyet verebilmektedir. Bu meslek hastalıklarına sebep olabilecek hususlardan biri de çalışma yaşamında maruz kalınan biyolojik risk etmenleridir. Bu tez çalışmasında, iş hayatında karşılaşılabilecek biyolojik risk faktörlerinin önemi vurgulanmak istenirken, bu biyolojik risk etmenlerinden maruz kalınan parazitlerin risk etmenleri ve işyerinde temel İSG uygulamaları incelenmiştir. İşverenlerin alması gereken ek önlemleri ortaya koymak çalışmanın başlıca hedefini oluşturmaktadır. Belirtilen hedef doğrultusunda literatür araştırması yapılmış, sonucunda bilgiler analiz edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Biyolojik risk etmenlerinden virüsler
Buse Nas Terzi
Çalışma hayatı insanların yaşamlarının büyük çoğunluklarını geçirmek zorunda oldukları ortamları oluşturmaktadır. Çalışanların ömürlerinin büyük bir kısmını geçirdikleri bu ortam koşulları sağlıkları hususunda belli tahribatlara sebebiyet verebilmektedir. Meslek hayatında karşılaşılan meslek hastalıkları çalışanların tüm ömrüne etki eder. Çalışma hayatlarının bitmesine veya ciddi, kalıcı sağlık problemlerine sebebiyet verebilmektedir. Bu meslek hastalıklarına sebep olabilecek hususlardan biri de çalışma yaşamında maruz kalınan biyolojik risk etmenleridir. Bu tez çalışmasında, iş hayatında karşılaşılabilecek biyolojik risk faktörlerinin önemi vurgulanmak istenirken, bu biyolojik risk etmenlerinden virüslerin sıkça rastlanan türlerinin epidemiyolojisi, mikrobiyolojisi, patogenezi, tanı ve tedavi yöntemleri ile korunma koşulları ayrıntılı olarak incelenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İşyeri hekimlerinin çalışma yasam kalitesini etkileyen faktörler; İstanbul il örneği
Gülten İbiş
İstanbul ilinde Hizmet veren İşyeri Hekimlerinin bazı mesleki sosyo-demografik özelliklerinin ve (WRQOL)çalışma ile ilgili yaşam kalitesi düzeylerinin 6 alt başlıkta belirlemeye ve olumsuz faktörlere yönelik iyileştirici önerilerin geliştirilmesi amacıyla yapılmıştır bu tezde Türkiye genelinde ortalama 14 bine yakın işyeri hekiminin İstanbul ilinde hizmet veren 4369 işyeri hekiminden 252'si araştırma grubunu oluşturmuştur. Araştırmanın verileri elektronik anket yöntemi ile Kasım-Aralık 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılarak Microsoft Excel paket programı ile düzenlendikten sonra Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 26 paket programı ve ile analiz edilmiştir. Ankete katılanların verilerini inceleyecek olursak; %57,8'i erkek ve %42,1 kadın yarısından biraz fazlası erkek işyeri hekimdir. Sonuçlar yorumlandığında iş yeri hekimliği yapanların çoğunun 37 yaş üstü olduğu söyleyebiliriz. Bir hekim ortalama 24-25 yaş aralığında 6 yıllık tıp ihtisasını bitirdiği düşünülecek olursa ±3-4 yıl da zorunlu görev döneminde tercih etmeye başladıkları şeklinde yorumlanabilir. Araştırmamızdaki katılımcıların %22,1'i pratisyen %77,9'u herhangi bir tıp dalında uzmanlığını yapmış hekimdir. Tanımlayıcı tipte yapılmış bu araştırmada katılan işyeri hekimlerinin hizmet yılı ortalaması 13,47±7,68 bulunmuştur. Araştırmaya katılan işyeri hekimlerinin günlük çalışma saatlerine bakıldığında Standart Sapma ortalaması 6,11±2,24 ve saat ortalaması da 6 (1-10) dır. İş yeri hekimlerinin %56,3 'ü 16500 TL ve üstü %38,5 'i 5500-16500 TL geriye kalan küçük bir kısımda askeri ücret ve altında maaş almaktadır. Araştırmaya katılan iş yeri hekimleri en çok %78,7 le 'Psikososyal faktörlere, ikinci olarak %62,7 ile Ergonomik yetersizliklere, üçüncü olarak %Sıcak-Soğuk 'dengesizliklerine, %16,2'si Çalışma Ortamındaki gürültüye daha sonra %48,2 le Toz Faktörüne son olarak da % 16,6 ile Titreşime maruz kaldıklarını belirtmiştir. Çalışma yaşam kalitesi sonuçları değerlerinde, araştırmada kullanılan tanımlayan değişkenlerle istatistiksel düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Araştırmanın en büyük sınırlılığı İstanbul ilinde Hizmet veren İşyeri Hekimlerinden oluşması ve katılım düzeyinin düşük olmasıdır. Anahtar Kelimeler: İşyeri Hekimi, Çalışma Yaşam Kalitesi, İş Sağlığı ve Güvenliği
